• BIST 107.041
  • Altın 143,619
  • Dolar 3,5635
  • Euro 4,1526
  • Manisa 21 °C
  • İzmir 28 °C
  • Bay eleman aranıyor
  • Tüm Okul Kıyafetleri, Akhisar'ın Okulcusu ALM'de
  • Kadın İşletmelerine Finansman ve Danışmanlık Desteği Programı Tanıtım Toplantısı
  • Portakalspor, bayanlara özel spor ve sağlıklı yaşam merkezi
  • Bay-bayan çalışma arkadaşları aranıyor
  • Halkla İlişkiler personeli aranıyor
  • Akhisar Rodoplu Teknik’te Viessmann klimalar peşin fiyatına taksitle
  • Elektrik teknisyenleri ve teknikerleri aranıyor
  • Sevgi Çocukları yakında burada
  • Ege Tenis Yüzme Kursu Kayıtları Başladı
  • Gafe – Gürgendağ Kır Düğün Salonu

21 Mart, Şiirin Günüdür!

Tuncay Şen

21 Mart, Şiirin Günüdür!

Dünya şiir gününüz kutlu olsun

 

TUNCAY ŞEN- AKHİSAR HABER

 

21 Mart, Şiirin günüdür. 

Dünya şiir gününüz kutlu olsun.

 

Dünya şiir gününün dünya çapında kutlanmasın da Türk şairlerinin belirleyici rolü olduğunu  da bilmek gerekiyor.

Her şey 1996 da Türk şairlerinden Tarık Günersel ve Gülseli İnal'ın böyle bir gün olması önerisiyle başlıyor. Benimseniyor. İlk kez 21 Nisan 1996 da çeşitli dillerde şiirlerle kutlanır.

Dünya şiir günü önerisi ve projesi Edinburg da 1997 de yapılan Uluslar arası PEN merkezi dünya kongresi gündemine alınır.Uluslar arası PEN in  benimseyeceği bu öneriyi UNESCO ya götürülür. 1999 yılında Paris de toplanan UNESCO  21 mart gününü Dünya şiir günü olarak ilan der ve takvimine alır. Ve tüm ülkeleri her yıl 21 Mart'ı şiir günü olarak kutlamaya çağırır.

Dünya Şiir Günü'nün amacı "farkındalık yaratmak ve ulusal, evrensel, bölgesel şiir hareketlerine taze bir enerji sağlamak" olarak nitelendiriliyor.
Şiirin sorgulayarak çeşitlilik yarattığını belirten UNESCO, dil çeşitliliğini kutlamak için bugünü şiir günü olarak ilan etmiş.

Şiir okumayı, yazmayı, yayınlamayı teşvik etmeyi amaçlayan Dünya Şiir Günü, önceleri 5 Ekim'de kutlanırken 15 Ekim'de kutlanmaya başlanmış. Uzun süredir 21 Mart'ta kutlanan Dünya Şiir Günü, bazı ülkelerde halen bu tarihlerde kutlanıyor.

 

PEN, ingilizce  poets (şairler), playwrights (piyesçiler), essayists (denemeciler) ve novelists (romancılar) kelimelerinin baş harflerinden oluşur.Kuruluşundan bu yana da bütün bu kelimeler yerine sadece kısaltması olan PEN kullanılmaktadır ve pen  aynı zamanda İngilizce'de "kalem" anlamına gelmektedir.

 

“PEN Türkiye”,her yıl bir şaire ödül verir. Ödül alan şair o yılın şiir bildirgesini yazmaktadır.

Geçen yıl ki ödülü Akhisar doğumlu  Afşar Timuçin almış ve şiir bildirgesini sunmuştu. Kaç Akhisarlı duydu? Ne kadar önemsendi?

Bu yılın ödülü Güven Turan ' a verildi.  Ve bu yılın dünya şiir bildirgesini sunan kişidir.

Ve yazının sonunda ek olarak verdim.

 

Bu günün 21 Mart Dünya Şiir Günü olduğunu hatırlatmak istedim.

Şiiri hayatının başlıca unsurlarından biri saymasına rağmen dünya şiir günü olduğunu bilmiyenlerle çokça karşılaştım. Çok mu önemli bilmemek? Bana göre acı ve utanç verici bir durumdur.Bir öğretmenin 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü bilmemesi gibi bir durumla eşdeğer. Vakit geçirmeden kendilerinden ve şiirden özür dilemeliler.

...

Yaşamayı bileydim yazar mıydım hiç şiir?
Yaşamayabileydim yazar mıydım hiç şiir?
-Yaşama!
-Ya bileydim?
Yazar: Mıydım
Hiç: Şiir.

Dese de şair İsmet Özel,

Hem yaşamalı, hem şiir okumalı hem de şiir yazmalı, şiirsiz kalmamalı.

Bugün dünya şiir günü sadece bir gün değil her gün şiirsel yaşanmalı.

Bugün sevdiğinize bir şiir okuyun.

Kırıldığınıza kırgınlığınızı şiirle gösterin.

Kızdığınıza kızgınlığınızı şiirle olsun.

Şiirle özür dileyin, barışın küs olduğunuzla.

Öfkenizi şiirle haykırın.

Şiirle hicvedin.

Küfretmeyin ,ama illaki küfredeceksiniz şiirle edin. (şiire etmeden)

Şiirin gücünü göreceksiniz.

 

Şiirle selamlıyorum.

Şiirle kalın.

Şiir kere şiir şiir kare.

 

İlk şiir benden olsun:

 

Öyle… (*)

öyle bakma!
taşıyamam gözlerinin ağırlığını
her yanım kuşatma yakalanırım
gizleyemem kalbimdeki sıcaklığını
yüzünde saklanmış yüzümün utangaçlığı
bakamıyorum
gideceğim yer ayaklarına yazılmış
ne olur uçurumlara sürükleme beni

öyle gülme!
yoksa ele düşecek sevdam
sabrım yenik düşecek nazlı gülüşüne
ana kucağına hasret çocuk gibi geleceğim yanına
öğreneceksin
umudumun sevdanda gizlendiğini

öyle durma!
ağırlaşıyor yükü yüreğimin
suskunluğum bir fırtına öncesi sessizlik
belki de ölü bir doğumun habercisi
çılgınca bir titreyiş ama korkakça değil
ömrümü alıp götürecek bu fırtına
geride talandan başka ne kalacak

öyle susma!
bin dilekle dizdiğim yıldızlardan
gelen haberler iyi değil
bekleyedursun karanlık sabahı
güneş inatçı bugün
ve hiç bir gün doğmayacak belli

Tuncay Şen

1994
(*)ilk yayınlanış 'Genç Hekim' dergisi, Nisan 1996 sayısı

 

“2016 Dünya Şiir Günü Bildirisi “ şair Güven Turan'ın kaleminden

“Bütün dünyayı saran kan, ölüm, sefalet kasırgası içinde, belki bütün bunların temel nedeni olan sevgisizlik, bol söz tüketip hiçbir iletişim kuramama karşısında sığınılacak, hayır, güç alınılacak, kuşanılıp karşı durulacak ne var? Bu soruya ‘Şiir’ diye karşılık veriyorum. Evet, ‘Şiir’. Hani artık okunmadığı iddia edilip – bu, her şeyin sadece paraya dönüştüğü çağımızda ‘para getirmiyor’ diye de tanımlanabilir – eskidi, devrini tanımladı diye nitelenen, itelenen şiir.

“Oysa, bugün bütün bu safsata karşısında edebiyatın ve hayatın sorulması gereken temel sorusu şu bence: Şiirin günümüzde bir işlevi var mı? Bu soruya verilecek yanıt belirleyecektir şiirin ne durumda olduğunu. Kaldı ki ben şiirin günümüzde sadece işlevi değil, görevleri olduğuna da inanıyorum. Hatta işleviyle görevinin bir madalyonun iki yüzü gibi olduğuna da inanıyorum.

“Bana göre şiirin temel işlevi ‘dille ilgilidir. On dokuzuncu yüzyılın hemen hemen ortalarında “Dil” Avrupa’dan başlayarak, ağır ağır tüm dillere sıçrayarak kirlendiğine, yirminci yüzyıldaysa adım adım çürüdüğüne şahit oluyoruz. Artık hiçbir sözcük anlamını koruyamıyor günlük dilde. Her sözcük çarpıtıldı. Bu çarpıklığa karşı sadece şiir var sözün arılığını koruyan, koruma gizil gücüne sahip olan. Sevgi sözü sadece şiirde gülünesi bir anlam taşımıyor kanımca. Ya da öfke sözü, eline silah almadan kızabiliyor, karşı durabiliyor haksızlığa, yanlışlığa.

“Üzerinde durmak istediğim ikinci işlevi de gene dille ilgili. Yukarıda belirttiğim tarih dilimi içinde iletişim araçları arttıkça, yaygınlaştıkça şu Yirminci Yüzyıl’a bile rahmet okutan Yirmi Birinci Yüzyıl’da yol aldıkça, ‘’global’leştikçe (bir canavarın yüzündeki şirin bir maske bu sözcük, bütün dünyayı aynılaştırmak hedefi güden bir canavarın maskesi) korkunç bir gürültüye yol açmıştır. Herkes konuşuyor, kimse kimseye bir mesaj verme niyeti beslemiyor. Buna karşılık şiirde dil, en kapalı şiirde olanı bile, okuru önünde kristal berraklığıyla duruyor. Binlerce yıl ötesinden Gılgameş’i okuduğumuzda, Gılgameş’in dostunu yitirdiği anda ettiği sözleri ta içimizde duyabiliyoruz. Her şiir, dün olduğu kadar bugün de dilin anlam aktarmak kadar duygu aktarmak da olan görevini yerine getiriyor.

“Bir öz eleştiri yapmadan, eleştirdiğim noktalardan kurtaramam şiiri: Şiirin de gücünü, işlevini kötüye kullandığını çok gördük. Irkçlık yaptığını, savaş kışkırtıcılığı yaptığını, insanlar arasına düşmanlık tohumları attığını çok gördük. Bunlarla gerçek savaşı gene şiir verdi.

“Bir saptama daha: Şiirin ölümsüz olduğuna inanıyorum çünkü şiir enerjidir bence. Dönüşür, ama asla yok olmaz.”

NOT: İlgi duyanlara bu güne kadar yayınlanmış bütün şiir günü bildirgelerini yollayabilirim.

26985.jpgc0f16a7be9c69743287bedd240853357.jpgdunya-siir-gunu.jpgdunya-siiri.jpgfy-lh.jpg

Bu yazı toplam 1493 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 2
    Yazarın Diğer Yazıları
    Başlangıç Tarihi
    Başlangıç Tarihi
    Tüm Hakları Saklıdır © 2003 Akhisar Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.