• BIST 97.610
  • Altın 145,173
  • Dolar 3,5733
  • Euro 4,0106
  • Manisa 22 °C
  • İzmir 23 °C
  • Satış Temsilcileri Aranıyor
  • Satılık Daire
  • Zeytinli Bahçe; İftara hazırız!
  • Çocuk Gruplarında yaz dönemi kurs kayıtları başladı
  • Özel Yüksel’de erken kayıt fırsatı
  • Bay - Bayan eleman aranıyor
  • Sınav Lisesinde erken kayıt indirimi
  • Bay - Bayan eleman aranıyor
  • Ege Tenis Yüzme Kursu Kayıtları Başladı
  • Gaye Plus firmasına eleman aranıyor
  • "Aşkla buluşturup sanatla çekiyoruz"
  • Penta Akademiden müjde!
  • Vergi Dairesinden duyuru
  • Gülbeyaz havuz ve cafede yüzme kursu kayıtları başladı
  • Köfteci Ramiz'e personel aranıyor
  • Pinokyo'da Yaz Okulu ve Yeni Dönem Kayıtları Başladı
  • Gafe – Gürgendağ Kır Düğün Salonu
  • Akhisar'a iz bırak

10 Kasım

Mahmut Tolon

Atatürk'ün  ölüm gününü gelin bir karamsar ve kasvetli gün değil  böyle bir dahi tarihimizde olduğu için sevinerek ve ona yakışanı yapıp, çalışarak algılayalım.

 

Kasvet ve somurtkan bir yüzle fazla bir şey değiştiremiyoruz gelin neşe ile böylesine bir dahiye yakışır şekilde çalışarak analım.

 

Mustafa Kemal Atatürk'ün bir dahi olduğunda çoğumuz hemfikiriz herhalde. Sadece hasta yatağında bir geometri kitabı yazarak bugünün matematiğinin ferah ve bizlere yakın bir dilde olmasına anlamlı  katkıda bulunmuş ve gününün öncü akımlarının fikirlerini eski tabirle kuvveden fiile geçirmiş  yeni tabirle gerçekleştirip yaşam vermiş  bir insandı Atatürk. Latin alfabesi, kadın hakları onsekizinci yüzyıldan beri tartışılan ve giderek daha fazla insan tarafından akıl yolu olduğu için benimsenen akımlardı ne mutlu bize ki Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları olarak birçok dünya vatandaşından daha çabuk bu fikirleri benimsedik ve benimsemeye de devam ediyoruz.

 

Paşa, Bey, Ağa, Efendi gibi tabirler yasaklandı ama bu deneme tutmadı. Hala yasak ama hala insanlar birbirlerine Bey ve Hanım diye hitabediyorlar. Eh Ağabey  yani ağa ve beyden oluşan kelime veya bugünkü haliyle abi okadar içimize işlemiş ki.

 

Biz gelin akıl izan ve insaf çerçevesinde şu an bu ülkede akıl yolu olan şeyleri yani güneş enerjisi, doğayla dengede yaşamak gibi yolu belli olan sorunları var gücümüzle halletmeye ve tercihan diğer ülkelere örnek olacak şekilde yapmaya çalışalım.

 

Emekli vatandaş olarak beni doğrusu Genelkurmay içindeki andıçlar o denli de ilgilendirmiyor. Durum zaten ortada. Nasıl şu anki  (eminim çok değerli) Meteoroloji Genel Müdürü'nün  ismini bilmiyorsam (gene eminim çok değerli) Genel Kurmay Başkanı'nın da ismini bilmeden yaşamak istiyorum. Batıda 20 yıl yaşadım, bir an için öğrenme ihtiyacını hissetmedim askerlerin genel müdürünün adını.

 

Doğayla dengede yaşamak için en önemli konumuz nüfus artışı. Atatürk Cumhuriyeti kurduğunda bugünün beşte biri ayni doğal kaynaklardan istifade ediyordu bu coğrafyada. Sizin oturduğunuz evde şimdikinin beş misli insan yaşadığını düşünün ve gelin açılımları ile devlet adamlığı cesareti konusunda gönüllerde giderek  yer alan başbakana da bunu hep beraber izah etmeye çalışalım. Hindistan'da Çin'de nasıl bakıyorlarsa öyle bakarız diye düşünmekle olmuyor nüfus konusunun çözümü. Orada bakamıyorlar. Biz Isveç'ten ABD den daha iyi bakmanın yolunu düşünelim.

 

Atatürk'ü çocuklarımıza tanıtalım “benim naciz vücudum elbet birgün toprak olacak” demişti. Biz ona bile izin vermedik, firavunlar gibi mumyalayıp mermerler içinde gömdük rahmetliyi.

 

Kendi yel değirmenlerimizle baş etmek yerine tembelce  her şeyi O'na havale ederek toprağı bile bencilce çok gördük Ata'mıza. Atatürk'e nazaran yaklaşık 600 misli daha fazla klor alıyoruz her nefesimizle. Cumhuriyetin kurucusunu rahmetle, sevgiyle, çalışarak anıyorum.

Bu yazı toplam 1493 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Başlangıç Tarihi
Başlangıç Tarihi
Tüm Hakları Saklıdır © 2003 Akhisar Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.